Aşk Kalbinin Sesini Dinlemek midir?

O günü çok iyi hatırlıyorum. Kapının önünde kuyruk olmuştuk. Psikolojiye Giriş dersi alan öğrenciler deneye katılmak karşılığında dönem sonunda fazladan puan alacaklardı. Amerika’da bu tür deneyler için para ödendiğini ama burada ödemenin notla yapıldığını konuşup gülüşüyorduk. İçeriden çıkanlara ne olduğunu sorsak da söylemiyorlar, alaycı bir gülüşle ‘girin kendiniz görün’ diyorlardı. Heyecanlıydım, üniversitede ilk yılımdı, sert bir liseden yeni çıktığım için Boğaz’ın en güzel yerine kurulmuş olan üniversite benim için cennetin yeryüzüne inmiş hali gibiydi. Sıra bana geldiğinde içeri girdim. Dişçilerde bulunan yeşil deri bir koltuğa oturmamı istediler. Jaluziler inikti, odaya sarımsı tatlı bir ışık veren halojen lambanın aydınlattığı yerin dışında her şey bulanık görünmüştü gözüme. Nikotinden sararmış Nietzsche bıyıklarının arkasından konuşan beyaz gömlekli asistanı dinlerken iyiden iyiye heyecanlanmıştım. Az sonra bir grup kadın resmi göstereceğini, bunlar arasında en çekici bulduğumu işaretlememi söyledi. Çok kolaymış diye düşünmüştüm. Bu deney sırasında kalp atışlarımı dinleyeceklerini hatta takacağım bir kulaklıkla kendi kalp atışlarımı duyabileceğimi de ekledi. Stetoskopa benzer bir aleti göğsüme bantlayıp kulaklığı taktım. Ardından da fotoğraflara bakmaya başladım.

>> Devamı 

Murat Gülsoy

Biyografik bilgi için Hakkında sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

No Comments
  • genizakintisi

    09/09/2015 at 16:28

    Reblogged this on geniz akıntısı and commented:
    “Koyu bir kahve içerken karşımızdakinin gözleri daha güzel görünmeye başladıysa ya da zorlu ve tehlikeli bir doğa yürüyüşü sırasında yanımızdaki kişinin tam da aradığımız o kişi olduğunu sanıyorsak belki de öyle olmasını çok derinden umut ettiğimiz içindir… Tabii zihnimizin kalbimize oynadığı bu küçük oyunun sonuçları bazen çok tatsız da olabilir.”