Sen Korkuyu Bilme

İnsan gençliğinde kalabalıklar içinde yalnız olduğunu sanıyor. Oysa yalnızlar içinde yalnızdır insan. Yoldan geçen arabaların sahile vuran dalgalar olduğunu hayal edebilir misin? Bunu benim için yapabilir misin? Geceleri en çok sokak köpekleri anlıyor beni. Karanlığın içine doğru havlayan köpek gün doğarken uykuya dalıyor, rüyasında şehrin baştan kurulduğunu görüyor. Güneş tüylerini ısıtıyor. Her gün aynı saatte aynı acıyı çekenler bunu bilir, sen de onlardan mısın? Sen. Sahi şimdi, tam şu anda neredesin? Benliğimin sınırları genişleyip inceliyor, sonra yok oluyor. Sana ulaşmaya çalışırken incecik bir duman olup karışıyorum geceye. Ne çok pürüz var. Duvarlara sürtüyorum yumruğumu, dünyaya değen yerlerimi kanatıyorum. Umuyorum: Belki kirli kan boşalır, belki yerine rüya dolar. Belki sen gelirsin. Hiçbir şey olmamış gibi. Her şey olup bitmiş gibi. Birlikte dua ederiz senin tanrına. O beni anlar. Ne de olsa tanrılar yalnızlık sanatında ustadırlar. Korkma, ben herkes yerine yeterince korkuyorum. Sen korkuyu bilme. Delilik benim hobim. Boş vakitlerimde kelimelerle oynuyorum. Harfleri sinsice değiştiriyorum: yalnızlık yanlışlık oluyor. Basit bir hataya dönüşüyorum. Sahi şimdi, tam şu anda neredesin? Boş ver, sormamışım say. Yanıt bekleyen sorular değil bunlar. Sadece yalnızlığa iyi gelen tekerlemeler. Dalgalar sahile vuruyor. Az sonra gece denizinin yaratıkları karaya çıkacaklar. Korkma. Siyah bir maddeye dönüştürdüm geceyi, yüzüme sürdüm sabırla. Geldiğinde beni tanıma diye…

Murat Gülsoy

Biyografik bilgi için Hakkında sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

No Comments
  • Şehnaz Tuna

    05/10/2015 at 21:43

    Harika… Blog wordpress üzerinden olduğu için beğeni yapılmıyor malesef 🙁

  • Gülcan Köprülü

    06/10/2015 at 10:15

    Yeni kitabınızdan esintiler mi alıyoruz ?
    Hepsi çok güzel ama biraz iç acıtıyor…

  • meryem

    11/10/2015 at 14:32

    Sahile vuran dalgaların seni getirdiğini hayal ediyorum. Bahçemin kapısı gıcırdayarak açılıyor. Serin toprağın üzerinde ayak izlerin. Nerede olduğunu biliyorum. Usulca oturuyorsun. Yorgun. Başka bir sahilin başka bir sokağında, boş ve soğuk bir evde korkuyla sana bakıyorum. Yüzün solgun, yüzüm hüzün. Üşüme diye battaniye koydum yatağın üstüne. Yakman için bir iki odun. Birazdan gözlerin kapanmaya başlayacak. Bir rüyanın içine gömülürken sen, ben yüzündeki ateşi seyredeceğim. Rüyamda boş ve soğuk evdeki adama, sahile vuran arabaları göstereceğim. Korkuyla ve neşeyle, üzüntüyle ve aşkla bakacağız dalgalara. Tam aynı şeyi aynı anda… Olmadı baştan. Tam yalnızlık bitti… Olmadı. Tam olmadı hiçbir şey. Senin rüyanı senin yatağında görsem, bunu sana anlatsam, dünyadaki tüm koordinatlarımı versem, yüzünü yüzüme sürsem. Olmayacak. Dünyanın bana değen tarafları kanatıyor. Onca kayıp… Korkmamdan korkma. Çünkü yaşayalım istiyorum.