Tehlikeli Bir Meziyet

Bir yerlerde adil bir yücelik olmasını arzu etmek… Çok insanca. Hatta insanı insanlaştıran bir arzu bu. İnsan dediğimiz bitmeyen bir devinim, sürekli bir hal değiştirme. Kendimi bir arada tutma ustası olduğumu öğrendim, ama bu çok tehlikeli bir meziyet. Bir arada durmaktan birbirine eklenen, üst üste yığılan katmanların tamamını insan bir süre sonra kendisi sanıyor. Oysa o katmanların kimileri birbirlerinin farkında bile değil, hiç tanışmadılar, birbirlerini hiç bilmediler. Bir karakter olduğum yanılsamasından ancak yazarken kurtuluyorum. Garip şey. Bir başkasıymış gibi düşündüğü anda insan kendini uzaktan görüyor. Ama gördüğü anda da yanılsama bozuluyor, o ben değilim, diyerek uzaklaşıyor suç mahallinden. Her şeyi apaçık görmek suçların en büyüğü, en eskisi, en unutulmaz olanı. Bu gördüğünü unutmamakta ısrarlı olanların hayatta kalma şansı yokmuş, bunu yeni anladım. Ne yazık ki hiçbir kitapta yazmıyor. Komik olan, bu gerçeği tüm çocukların biliyor olması. Sorun söylerler. Dinler ve güleriz. Sonra onların da unutacağı günlerin yakın olduğunu fısıldarız kulaklarına.

Murat Gülsoy

Biyografik bilgi için Hakkında sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

No Comments
  • meryem

    23/09/2015 at 23:40

    Bir yerlerde bırakmış olmalıyım. Salon, yatak odası, çekmeceler, didik didik aradım her yeri. Babam geliyor aklıma. Nerede bıraktıysan oradadır kızım. Yalancı. Sen bıraktığım yerde değilsin. Aynı yerlere umutsuzlukla bir kez daha bakıyorum. Şeytan aldı götürdü satamadan getirdi. Her zamanki gibi işe yarıyor. Bak o bile bi ses istiyor işte. Şeytan bile yalnız kalmıyor bu dünyada, bi sen yalnızsın. Öyle duvarlarına mahzun kadın fotoğrafları asmakla olmuyor. Atı alan Üsküdar’ı geçti, sen daha dur. Hayatını, yok hayatımı, her neyse işte hayatı düzgün yaşayacağım diye eşyalarını, eşyalarımı, bu kimin gözlüğü? Ayağımın altında iki parça. Gözlüksüz göremem ki ben. Şimdi her şey buzlu bir cam. Yok cam arkasında diyecektim. Ne diyeceğimi de unuttum. Geçtim pencerenin önüne, maviye, yeşile, kahveye baktım. Geleceğini gördüm.

  • Eylem

    27/09/2015 at 20:36

    Uzaktan bakınca kendine insan delireceğini sanıyor. Oysa sandığında delirmez insan. Delilik apansız gelir. Tıpkı ölüm gibi. Soru sormaz. Unutma anları olmalı elbet, yaşamak için unutabilmeli insan. Ben müzik dinliyorum bol bol, okuyor sonra onları tekrar yazıyorum. Yollara vuruyorum kendimi. Bir de insan sohbetlerini özlüyorum. Ne yazık çok bulunmuyorlar şimdilerde.